Yazılarımız
- Aygül Yıldırım Uzun
Akımın Sultanı Geldi
Son birkaç gündür sosyal medyada önüme çokça düşen bir dua: “Ramazan’la birlikte Allah hepimize ‘Bu benim en iyi Ramazan ayımdı.’ cümlesini kurduracak bir Ramazan yaşatsın. Öyle huzurlu, öyle sevinçli, öyle güzel… Her derdimize deva olsun, dağınık hayatımıza bir el değsin de toparlansın inşallah.” Her okuyuşumda içimin kıpır kıpır oluşu, yüreğimin…
Devamını Oku » - Töreli Yazılar
MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN
MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ile gönderilen yazı doğrultusunda, Ramazan Ayı’nda okullarda “maarifin kalbinde ramazan” konulu eğitsel ve sosyal etkinlikler düzenlenecek. Etkinliklerin temel amacı; öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmek, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmek, birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmek olarak…
Devamını Oku » - Aygül Yıldırım Uzun
Hakikatin Sancıları ve Ayşe
Ayşe Şasa’nın ismini bilmeyen yahut benim gibi son yıllarda öğrenenler vardır diye düşünüyorum. Kendisini iki bin on dört yılında vefatı sonrasında merak edip araştırmaya başlayanlar olduğu kadar, çok daha önceleri hakkında bilgi sahibi olanlar da var. Son günlerde yeniden gündem olması TRT’nin Tabii platformunda hayatının dizi olarak izleyiciyle buluşması ise…
Devamını Oku » - Gülhan Yılmaz
GÜZEL
GÜZEL -Serhoştur eren’ler senin aşkından! Ne hoştur, ne güzel ruhlara dolan.- Bu sabah sonbahar, gökler gülüyor. Rahmetler yağıyor arşın ufkundan. Toz duman yok olmuş, toprak kokuyor. Sevgiler yunuyor Rahman suyundan. Devirler boyunca nurlu armağan! Nebiler sultanı, fıtrat güzeli! Güneştin; neciptin tüm sevdalardan. Fecirde dünyaya doğan sevgili. Bir müjde verilir Pazartesi’den. Âlemler rahmete doyacak…
Devamını Oku » - Mustafa Süs
Anlaşıldıkça Uzak Duran İnsanlar (Ankara Edebiyat Dergisi)
Birbirinden değerli yazarların bulunduğu, bizim de “Anlaşıldıkça Uzak Durulan İnsanlar” başlıklı yazımızla destek verdiğimiz… Ankara Edebiyat Kültür Dergisi birinci sayısıyla e-dergi olarak yayında… Anlaşıldıkça Uzak Duran İnsanlar Kimi insanlar kendilerini anlayan kişilerden uzak durur. “Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Hani “Anlaşılmamak cehennem gibidir,” denir ya; ilk cümle bu sözün…
Devamını Oku » - Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar
Medeniyet ile Bedeniyet
Medeniyet ile Bedeniyet Çoktandır “medeniyet” kelimesinin karşısına, onun zıddını ifâde edebilecek bir kelime düşünmekteydim… Zîrâ, medeniyet, “medîne” kelimesinden, medîne de “dîn” kelimesinden gelmekteydi; dîn ile alâkası olmayan, dahası dîni red ve inkâr üzerine kurulan herhangi bir yapı yâhut dizgeler bütünü medeniyet kelimesi ile ifâde edilmemeliydi… Zîrâ, medeniyet, “ed-dîn” olan, yânî…
Devamını Oku » - Prof. Dr. Ertuğrul Karakuş
DÜNYA SÜRGÜNÜ’NDEN YİTİK CENNET’E: SEZAİ KARAKOÇ
Hem Türk edebiyatının hem de Türk irfan ve tefekkür hayatının mühim isimlerinin tanınması ve tanıtılmasını hedefleyen bu programın Bolu ayağına Sezai Karakoç gibi bir isimle başlamak manidardır. “Türkiye’nin Ruhu” tavsifi, Türk edebiyât ve tefekkür hayatında farklı bazı şahsiyetlerle birlikte anılsa da bizce merhum Cemil Meriç ile beraber en çok Sezai…
Devamını Oku » - Gülhan Yılmaz
Pembeli Kafkas Kızı – Ali Bey
Pembeli Kafkas Kızı ile Eşi Ali Bey’in Hikâyesi Pembelime… Felek değil ah beni sultanım zebun etti. Hem bir gözleri ahu hem dilleri şirindi. Saçlarındaki rüzgar ne şen ne baharlıydı; kokuları pek ferah, güleçti, lafazandı. O eşsiz, o delişmen şair ruhlu bir hüma. Gökten yere inmeyen cennette uçan sema. Acıması olmayan…
Devamını Oku » - Aygül Yıldırım Uzun
Hastane mi, Şifahane mi?
Haftalardır yaz(a)mıyorum.Zihnimin içinde dolaşan yüzlerce cümle, yüzlerce fikir; ahenksiz, uyumsuz, oradan oraya savruluyor. Ne olduğu belirsiz bir koreografiyi sahneleyen bir dans topluluğu gibiler. Birbirine çarpıyor, dağılıyor, yeniden toplanıyorlar ama bir türlü anlamlı bir bütün oluşturmuyorlar. Amaçsız, sonuçsuz… İnsanın ailesinden ya da çok sevdiği birinin haftalardır hastanede, üstelik yoğun bakımda yatıyor…
Devamını Oku » - Mustafa Süs
Fâsık Medya Diline Karşı Sağlam Duruş! (2)
Fâsık Medya Diline Karşı Sağlam Duruş! (2) İtibar Suikastı ve Linç Kültürü “Vay efendim onlar daha beterini yapıyor, bu yazdığım yalan olabilir ama!” deme lüksümüz yok. Daha beterini yapıyorsa onu yazalım. Bir de duyduğumuz bir haberin peşine düşüp, haberle ilgili kişiyi bulup, kişi veya kişiler hakkında tezviratlar yapıp ardından “Ben…
Devamını Oku » - Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar
ISTANBULÎ
ISTANBULÎ * Istanbulî derlerdi eskiler ıstanbulu ıstanbul yapan ne varsa onlara ne varsa inşâ ve ihyâ edenlere doğruluk iyilik güzellik zarâfet letâfet kanâat ıhlâs ihsân ikrâm sâhibleriymiş ıstanbulu ıstanbul yapanlar yarışları bu husûslardaymış maalesef ve maatteessüf ama çok eskidenmiş onlar çok eskinin hayâl perdesinde kalmış onlar o güzel ıstanbulîler… **…
Devamını Oku » - Tahsin Akduman
ŞAKAYIK – GÜL
ŞAKAYIK – GÜL Geçen gün Bolu AİBÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar hocam, sizi ziyaret etmek istiyoruz, diye aradı. İki gün sonra bizim büroda buluştuk. Doç. Dr. Erhan Çapraz ve Doç. Dr. Özgür Çark beyler de beraber geldiler. Hoş beşten sonra Abdülkadir hocam yeni çıkan kitabı “Şak Şık Şakâyık…
Devamını Oku » - Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar
Kırılmadan Önce Kırılmak
Kırılmadan Önce Kırılmak -Nasreddîn Hoca Şerhi – 18- -Nev’i şahsına münhasır 6. Töreli Nuh Uçgan kardeşime bâkî muhabbetlerimle…- * İsmet Özel, İnsan eşref-i mahlûkattır derdi babam bu sözün sözler içinde bir yeri vardı mısrâlarıyla başladığı Amentü şiirini, Hayat dört şeyle kaimdir, derdi babam su ve ateş ve toprak. Ve rüzgâr.…
Devamını Oku » - Mustafa Süs
Fâsık medya diline karşı sağlam duruş! (1)
İnsanlar size bir şey anlatıyorsa, anlatan insanın sözlerine güveniyorsanız ve sadece onun anlattıklarıyla hüküm veriyorsanız müthiş bir şekilde yanılıyorsunuz demektir. Zira güvendiğiniz insanlar size bir şey anlatırken evet, doğruyu söylerler ama yarım söylerler. Nasıl olur bu? Güvendiğimiz insan bizi nasıl yanıltır? İki kişi arasında sorun vardır ya da bir kişi…
Devamını Oku » - Gülhan Yılmaz
Haydi Hunas..!
Haydi Hunas! Adı Hansâ idi. Haydi Hunas demişti bir gün ona Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.s). Bir şiir söyle (Diz incilerini kırmızı iplere.). Bu şeref veren istek, bütün hayatına yetmez miydi kadının? Allah aşkına bu yüreklendirme yetmez miydi? Sahi! O yazmıyor, söylüyordu sözün incilerini. İrad ediyordu birbirinden güzel cümleleri. Araplar böyle…
Devamını Oku » - Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar
Tesâdüf mü Tevâfuk mu..?
Tesâdüf mü Tevâfuk mu..? –Daha dün “Ne olur, gârdaşım, bizi bu ikilemden kurtar..!” diyen töreli gârdaşım Mustafa Süs’e…- Tesâdüfün suçu ne..? “Tesâdüf yoktur, tevâfuk vardır…” gibi, nereden türediği ve kimden sâdır olduğu mechul, beylik bir ifâde ve kalıplaşmış kalp bir cümle ile îtibarsızlaştırılarak karalanan bir kavramı işâret eder hâle getirildi,…
Devamını Oku » - Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar
Bir Cümlenin Hikâyesi
Bir Cümlenin Hikâyesi: Mekke meş‘ar, Medîne şi‘âr, Kudüs şu‘ûr, Istanbul şi‘irdir… Kelimelerin hikâyeleri olur da cümlelerin hikâyeleri olmaz mı..? Olur elbet; hattâ, destanları bile olabilir… Her biri nice asırlardan, nice iklimlerden derlenip toparlanarak nice hikâyeler taşıyan kelimeler bir araya geldiğinde tabîîdir ki koca bir destânı icmâl ederler, büyük bir hikâyenin…
Devamını Oku » - Aygül Yıldırım Uzun
Zor Olan Yokuş Muydu?
بِسْــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ İstanbul’dayım. Bolu’dan uzaklaşmak, biraz kendime yakınlaşmak için. Bu yazımda yine sizlerle, pek çok yazımda olduğu gibi, sohbet etmeyi arzu ediyorum. Malumunuz, hayli vakit oldu hasbihal etmeyeli. Anlatmayı istediğim mevzu; son aylarda daha sık düşündüğüm, belki zaman zaman sizlerin de aklından geçirdiği, insanın yaşadığı tüm dünya…
Devamını Oku » - Kitâbiyat
Knut Hamsun’dan Açlık’a Tercüman Olmak
Knut Hamsun’dan Açlık’a Tercüman Olmak Arzu Bosnevi Yabancı yazarların kitaplarını satın alırken çevirisi nasıl, sağlam mı, akıyor mu diye ihtar etmişlerdi. Türkçe’nin henüz çok bozulmadığı 50’li 60’lı yılların çevirilerinde zengin bir dil kullanıldığını okudukça anlıyoruz. Bilhassa evlerden kalabalık yapıyor diye tahliye edilen sayfaları sararmış, kapağı yıpranmış antika değerinde paha biçilmez…
Devamını Oku » - Mustafa Arslanoğlu
ZEMBİL
Zembil Türk milletinin geleneğinde “zembil” hatırı sayılır bir yer edinmiştir. Hasır ve hurma liflerinden yapılan, iki ucundan tutulabilen kulplu sepet veya torba şeklindeki el sanatı ürüne zembil denir. Zamanla kumaş veya ipliklerle örüldüğü de olmuştur. Zembilin özelliği hava alması, buna karşın içinde ne olduğunu dışarıdan bakanların görememesi teşkil etmektedir. Pazarda,…
Devamını Oku »