Mustafa ArslanoğluTöreli Yazılar

KENDİNİ AŞMAK

Mustafa ARSLANOĞLU

KENDİNİ AŞMAK

Mustafa ARSLANOĞLU

Ey gönül, derdin dağlardan mı büyük? Keder etme, umut kesme yarından. Dert başta ise derman kapıda olur. Hani bir söz, bir deyimimiz var; “Elinden geleni yapmak” diye. Nedir elimizden gelen? Gücümüz neye yeter? Dün ile bugün arasındaki gücümüz, olaylara bakış açımız aynı mı? Sorular sorular soru içinde birbirini kovalasa da; daha iyisini yapabilmek icin insanın kendisini aşması gerekir. Kendini tanımayan aşamaz ki kendini.

Olay biraz girift bir hâl aldı gibi. Gibi diyorum çünkü insan yönünü ve yolunu iyi seçerse her şey yoluna girer. “Kendini bilen, Rabbini bilir” Hadis-i Şerifi; insanı kendisini bilmeye, özelliklerini öğrenmeye ve Yaratıcısını tanımaya davet ediyor. “Kendi varlığını sefih-ahmak kılandan başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir…” [Bakara / 130]. Bu ayette Allah, insanların akıllarını kullanmalarını ve imân ederek İbrahim aleyhisselâmın dinine (ayet İbrahim aleyhisselâmın dönemini anlatıyor) yani İslâm’a girmelerini buyuruyor.

Kendini bilmek, zamanın ruhunu iyi kavramak, istikametini tayîn etmek başarının anahtarıdır. Yanlış anahtarla doğru kapıyı açamayız. Kendimizi tanısak da elimizden ne geleceğini tümüyle bilemeyiz. Çünkü zaman değişiyor ve kaderin gizemi insan idrakinin alamayacağı enginliktedir. Sezai Karakoç’un; “Ey Sevgili!” şiirinde: “Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır” mısrası buna işaret etmektedir. Kader konusu insan hayatıyla içiçedir ve tümünü kuşatır. İnsanın kendi isteği ve iradesiyle yaptıkları da kader dairesi içerisindedir ve Allah’ın mutlak bilgisi dahilindedir. Ancak imtihan dünyasında olmamız nedeniyle, Allah kulun kendi akıl ve iradesiyle yaptığı seçimlere müdahale etmez.

İlâhî Kudret eliyle gelen ve ‘’Murad-ı İlâhî’’ diye ifade edilen bir kader vardır. Kader inancını anlattık ki, geleceğimizle ilgili alacağımız kararlarda sağlıklı bir yol izleyelim, sorumlu olduğumuzu unutmayalım.

Hayat yolunda kendimizi aşmak ve daha iyisini yapabilmek; irademiz ve inancımızdan alacağımız güçle mümkün olur. “Kader gayrette gizlidir” diye bir söz var. Hâkezâ, nasip de gayrette, alınterinde ve duada gizlidir. Bu yolda zamanın yönetimi cok önemli bir yer tutar. Unutmayalım ki;

Zaman her an değişir, değişir imkân, mekân

Her zaman ayrı zaman, an içinde yaşar an…

Evet; elimizden sadece bir adım atmak mı geliyor? Tamam, atalım o adımımızı. Attık ve bitti. Ama an itibarıyla alınan bir karar bitti, artık o zaman geride kaldı. Yeniden toparlan. Filozof Herakleitos; “Bir nehirde iki kez yıkanılmaz.” diyor. Ne o su aynı ne de zaman aynı. Zaman değişiyor, sen de değişmeli ve gelişmelisin. Yeni bir adım atmak için hazırlan. Her adım atışında, bir sonraki adıma hazırlan. İnanırsan başarırsın.

İnsan; ufkunu, yapabileceklerinin sınırlarını daraltmamalıdır. Bir zincir hayal edelim. Bu zincirin halkalarını tesbih çeker gibi çekerek hayat yolunda ilerleyelim, Ama zincirin son halkasını ömür boyu göremeyeceğimizi de bilelim. Bilelim ki hep aynı azim ve heyecanla yeni şeyler yaparak yolumuza devam edelim. Dünya dönüyor, gezegenler seyrüsefer hâlinde, var olan cümle varlık Yaratıcısını yad ediyor. Ya insan? En güzel şekilde yaratılan insan, en güzelini yapmakla mükelleftir. En güzel olan Allah’a iman ve şükürdür.

Mevlâna; “Yeniyi istiyorsan üstündeki eskileri çıkar.” diyor. Elbiselerimiz mi eski olan? Onları çıkarıp yenilerini giysek, görünüşte “yenilenmiş” oluruz. Oluruz olmasına da, ya içimiz? Ataletimiz, korkularımız, umutsuzluğumuz, ufuksuzluğumuz ne olacak? “Ben içindeki ben”i düzeltmeden, imanımızı, azmimizi seferber etmeden kendimizi yenileyemeyiz. Yine Mevlâna’dan devam edelim:

Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş

Dünle beraber gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım…

Dünden maksat geçmiş zamandır. Dünden maksat, bir nefes öncesi andır.

An dediğimiz iki nefes arası,

Kudret eliyle dizilmiştir sırası…

“Her arayan bulamaz ama, bulanlar hep arayanlardır.” sözü hayatın gerçeğini ifade ediyor. Çalışan, mücadele eden, kendini yenileyen, daha iyisini yapmaya gayret eden er ya da geç başarıyı yakalar.

Böyle bir arayış içinde olan bir genç yaşlı bir bilgenin adını duyar ve onun çölde olduğunu öğrenir. Yaşlı Japon bilge çölde meditasyon halindedir. Delikanlı ona yaklaşır ve der ki: Beni öğrencin olarak kabul et. Bilge cevap vermez ama, parmağıyla kumların üzerinde düz bir çizgi çizer ve gence dönerek; Kısalt, der. Genç avucuyla çizginin yarısını siler. Bilge der ki: Git, bir sene sonra tekrar gel. Bir yıl aradan sonra genç tekrar gelir. Bilge yine bir çizgi çizer ve gence der ki: Kısalt. Genç, bu sefer çizginin yarısını avucu ve kolu ile kapatır. Bilge bunu da kabul etmez. Git bir yıl sonra yine gel, der. Aradan bir yıl geçer. Genç tekrar yaşlı bilgenin huzurundadır. Bilge tekrar kumların üzerine bir çizgi çeker ve gence dönerek onu kısaltmasını ister. Genç mahcup bir halde: Bilmiyorum, der. Genç sözlerine devam ederek: Cevabını lutfederseniz çok memnun olurum, der. Bilge çizdiği çizginin yanına ondan daha uzun bir çizgi çeker ve gence dönerek: Şimdi kısaldı, diye cevap verir.

Bu hikâye Japon kültüründe ilerlemenin, yeni şeyler üretmenin yolunu gösteren ufuk açıcı bir düşünce tarzının ifadesidir. Başkalarına kızmak veya düşmanlık etmek yerine kendi çizgimizi çizmenin, kendi yolumuzu bulmanın ve daha iyisini yapmanın başarıya giden kalıcı bir yol olduğu gerçeğini bize anlatıyor. Ülkemizde Savunma Sanayii’nin daha iyisini yapmak suretiyle gösterdiği büyük başarı, anlattığımız hikâye ile örtüşen güzel bir örnektir.

Gelin, Ülke olarak, fert olarak kendi başarı hikayemizi yazalım:

Biz Yapalım

Bir sevdamız, hayalimiz olsun

Bizi el elinden kurtaracak.

Mucidi biz olalım, biz yapalım

İcadımızda elimiz, emeğimiz,

Gönlümüz ve gözümüz olsun

Uykusuz hatıralarımız

Duamız, gözyaşımız bulunsun

Heyecanımızı anlatacak hikayemiz olsun

Hayra yol bulacak

Bayrağımıza rüzgâr olacak

Bir davamız olsun

Bir derdimiz olsun Memleket için

Çocuklarımız, torunlarımız için

Bir eserimiz olsun bu Vatan için…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu