
Yutturdular Bize Büyük-Küçük Dilimizi
Çevremizdeki insanlar bize, konuşma tarzımız ve iletişimimizle ilgili sorular soruyorsa onları etkiliyoruz demektir. Sorumluluk bilinciyle onlara el uzatmak, bir öğretmen, din gönüllüsü ve gençlik çalışanından en fazla hangisine yakışır ve gerekir?
Ne artırılmalı ne de eksiltilmeli kelimeler. Hele hele süslü püslü olsun diye sözler, zerre miktar değiştirilmemeli binlerce yıllık ifadeler. Uyduruk sözlerin tesiri yoktur ruhlara. Kalmaz ki o zaman cümlelerin kıymeti harbiyesi. Tatları kaçar, sihirleri uçar; ısırgan olur-batar heceleri.
“Velut Yazarlık” hocamız, “Yazıda az çoktur, çok ise azdır” demekte. Bu nirengi noktasından hareketle istikametimi çabucak bulma niyetindeyim ben de. Profesyonel izciler için parlak bir nirengi noktası bulmak mühimden daha mühimdir; o, bir kaya, küçük bir tepe veya çok büyük bir ağaç olabilir. “Az çoktur, çok ise azdır” mihenk taşı, şairin kalbini bu yazıda da müsterih eyleyecektir.
Sözü süslemek için ifadelerin hacmini büyütenler sadece dilimizi değil tasavvuratımızı, hayal gücümüzü hatta kültürümüzü değiştirmekteler. O mücevherleri yanlış yerlere takıp kafasını, gözünü patlatanlar bize dilimizi yutturmak üzereler.
Söz söylemedeki hataların en yaygın örneklerini -sınıflandırmadan- sıralayalım o halde.
1. Söylüyor olacağım / Yapıyor olacağım. Bu kullanım, İngilizcedeki “wiil be doing” yapısının Türkçeye çevirisiyle yaygınlaşan, gelecekte devam eden bir eylemi anlatan karmaşık bir fiil yapısıdır. TDK uzmanlarına göre kullanılabilir olsa da onun yerine söyleyeceğim, yapacağım kelimeleri önerilmektedir. Bazı dilbilimciler ve köşeyazarları ise bu kullanımı Türkçenin yapısına aykırı bulmaktadır. Temelde yazım kuralları açısından yanlış değildir ancak Türkçede sadelik ilkesi gereği yapacağım demek daha yalın ve güçlü bir söyleyiştir. Netlik ve güvenilirlik adına yapıyor olacağım denmez, yapacağım denilir. Diğer taraftan bir iş gelecekte kesin gibi görünse de yapılıp yapılmayacağının bilinmesi insan adına mümkün değildir. Bu yüzden din kültürümüzde cümleye ya da kelimeye İnşallah eklenir. Böylece hem Rabbimizin Kur’ani bir emri yerine getirilmiş hem de yürek, bir nevi ferahlatılmış olur.
Bu söyleyişin Türkçemize uyumlu olmadığı mastarını kullanırken de ortaya çıkmaktadır. Örneğin söylüyor olacak olmak, yapıyor olacak olmak. Dilimizde böyle mastarlar mevcut değildir.
2. Katılım sağlamak / Görüşme sağlamak / Buluşma sağlamak / Dönüş sağlamak / Kontrol sağlamak. Katılım sağlanmaz. Katılım zaten katılma eylemini içerdiğinden sağlamak fiilini ekleyip ifadeyi uzatmak yerine katıldım demek daha sade ve doğrudan bir anlatımdır, tercih edilen de bu olmalıdır. Görüşme sağlanmaz, görüşme yapılır, görüşülür. Buluşma sağlanmaz, buluşma yapılır, buluşulur.
3. Toplantı gerçekleştirmek / Basın açıklaması gerçekleştirmek. Toplantı gerçekleştirilmez, yapılır. Basın açıklaması gerçekleştirilmez, yapılır.
4. Birincilik elde etmek. Birincilik elde edilmez, kazanılır.
5. Heyecan / Panik / Stres / Telaş Yapmak. Heyecan yapılmaz heyecanlanılır. Heyecana kapılmak ta doğru bir kullanımdır. Panik yapılmaz zira paniğe kapılmak, paniklemek uygundur. Stres yapılmaz, strese kapılmak, strese girmek doğrudur. Telaş yapılmaz; telaşa düşmek, telaşlanmak ve telaş etmek doğru ifadelerdir.
6. Şok olmak. Şok olunmaz, şoke olunur.
7.Zorbalamak / İfşalamak / Linçlemak. Zorbalamak yanlış ifadesinin doğrusu zorbalık yapmaktır. İfşalamak değil ifşa etmek kullanılır. Linçlemek değil linç etmek kullanılır. Linç yemek kullanımı da yanlıştır. Bu fiiller toplumda hoş karşılanmadığı için çoğunlukla edilgen olarak kullanılır. Zorbalandı, ifşa edildi, linç edildi gibi.
8. Bir hafta önce sosyal medyada, çokbilen bir kadın: “Ergenlik döneminde olan bir kızım olmuş olsaydı…” diye söze başlayınca çarpılmaktan beter oldum. Bu cümleyle ilgili notumu alırken şunu düşünmeden edemedim: “Sosyal medya, bozuk ve kötü konuşan kişilerle dolu ne yazık ki! Bilgisiz belgesiz, liyakatsiz, eğitimsiz laf satıcılarla… Her konuya hakim (!), kerameti kendinden menkul (!) alim ve alimelerle…”
Kalıp ifadelerimize, deyimlerimiz ve yerleşmiş sözlerimize ilâveler yapmak kişinin sözlerini daha resmi veya daha ciddi kılmadığı gibi kimsenin hakkı da değildir. Tez elden bu büyük hataların sona erdirilmesi için harekete geçilmesi niyazım ile…
Gülhan Yılmaz
Tefsir Bilim Uzmanı
DİB Okul Öncesi Öğretmeni



