Mustafa YakışırTöreli Yazılar

Deve de bizim diyar da…

Mustafa Yakışır

Deve de bizim diyar da…
Mütekellimin kelamından maksat yazının başlığı kadardır. Mücahitlerin müteahhit olduğu yalan. Tıpkı hepimiz Ermeni’yiz naraları atanların yalanları gibi. Gençliğin bir yere gittiği yok. “zaman bendedir ve mekân bana emanettir şuurunda bir gençlik” her daim var. Olan şey şu; “Medyanın gücü yoktur, gücün medyası vardır” gerçeği. Ne verirlerse yutuyoruz. Yutulacak zoka çok. Yutturacak düşman da. Babam “İnsan eşrefi mahlûkattır” demedi ama İnsanın nisyan ile malul olduğunu ondan öğrendim. Unuttukça, ısıtıp ısıtıp aynı dolmaları dolduruyorlar boğazımıza. Neyse ki tüm umutlarımız suya düşecekti ki Bir genç, Ümmü Ümare gibi haykırdı adeta. Kürsüden kürsünün sahibiymişçesine. Kürsünün ardına sığınanlara inat korkusuzca ve bir kor yangını çehresi ile korkmadan; “Hem bu deveyi güdecek, hem bu diyarda kalacağız, çünkü deve de bizim diyar da.” bizi bize getirdi bu haykırış. Eve, şarkıya ve kalbimize döndük. Nicedir unuttuğumuz nazargâhı ilahi olan kalbimize.
İstanbul’dan, Gazze’ye, Burak ve Miraca tüm bu bileşenleri omuz hizasına alarak küffara seslendi adeta. Ümmetin tek umudu olan diyardan mahzun diyarlara seslendi. “Sabit olan nabit olur” dercesine. Önce kendimize gelecek sonra kan ve gözyaşı akıtılan kardeşlerimize kol kanat gereceğiz dercesine seslendi kürsüden. Bir ses değil sadece, bir his, bir akis, Mekke’den, Medine’den, Kudüs’ten, Şam’dan, Özbekistan’dan, Nijerya’dan. “Kardeşim dedim/Acılarıma da kardeş olur musun” şiirine şuurlu bir omuz vererek, nereden geldiğini ve nereye gideceğinin bilincini bileyerek. Ve en önemlisi yüreğine “Muhammed, Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, Kâfirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler” ayetini sabitleyerek. Bir ayağı vatanında, yüreği ise tüm mazlum ve mağdur coğrafyada.
Yallah Arabistan’a diyenlere inat. Tükürürcesine suratlarına.
Ve bu sese onurlu bir ses verdi Ebu Ubeyde Gazze’den; ”Topraklarımızı işgal edenlerin hesabını biz soracağız, bu işgale ve zulme sessiz kalanların hesabını da Allah soracak.”
Sessiz kalmayanların safında olmak dua ve ümidi ile. Zira saf önemli. Geçit dar. Kaçacak yer kalmadığında anlayacak kadar zamanımız bile kalmamış olabilir. O Yüzden yüzümüz asık, çehremiz aydınlık bir ayıklıkla şöyle sesleniyoruz aymazlara;
“Dönüyor burgaç
Dünya üstten ve yanlardan daralıyor
Ovalardan dar geçitlere sürülen sığırlar gibi
Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının
Dua et
O gün henüz mahşer olmasın.”
Ve ekliyoruz ümmetin umudu olan cennet vatanımızdan
“ Hem bu deveyi güdecek, hem bu diyarda kalacağız, çünkü deve de bizim diyar da.”
Mustafa Yakışır

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu