Dr. Resul ErtuğrulTöreli Yazılar

CEHENNEMİ UTANCINDAN YERİN DİBİNE GEÇİRENLER

Cehennemi Utancından Yerin Dibine Geçirenler

Cehennem derin kuyu demektir. Onu yerin dibine geçirenler, dipsiz kuyu haline dönüştürenler insanlara medeniyet dersi vermeye kalkışan, güçleriyle şımarmış, doyma bilmeyen bir iştaha bürünmüş, ele geçiremediği yerlerin insanlarını böcek gibi görüp de ezmeye kalkışan, bebeklere, annelere ABD’sinden getirdikleri son model silahlarıyla saldıran, bombalarıyla onları yerin derinliklerine gömen zavallı, acınası mahluklardır. Cehennemin ateşini herkes yaktığı yüreklerin, bedenlerin, canların, vicdanların acısı miktarınca kendisi götürür. Onun çapını, bombalarla yok ettikleri çocukların bisikletlerine binip de kahkahalarla daireler çizerek dolaşan siyonizmin eli kanlı, vicdanı paslı aşağılık askerleri genişletir. Onun öfkesini vicdan sahibi olup da elinden bir şey gelmeyen insanların vicdanlarından, yüreklerinin derinliklerinden kopup gelen nidalar, haykırışlar ve bombalar altında inim inim inleyen o narin bebeklerin, masum yavruların sesleri, şefkat dolu annelerin feryatları kabartır.

İnsanlık onurunu ayaklar altına alıp, bütün dünyanın gözü önünde canlı yayınlarda herkese psikolojik harp taktiği olarak yaptıkları zulümleri utanmadan seyrettirerek savunmasız insanlara orantısız güç kullanmalarına rağmen yüzleri kızarmayan bu tipler cehennemin yüzünü kızartıyorlar, onu yerin dibine geçiriyorlar. Kendilerine yapma! demeye kalkışanlara susun! sizi yaktığımız bu cehenneme atarız diyerek parmak sallıyorlar. Kendileri yaktıkları cehennemin tam ortasına oturduklarını, yakarken yanmaya başladıklarını kan bürümüş, kör olmuş gözleriyle, kararmış vicdanlarıyla göremiyorlar. Cehennemin bunları yutmak için öfkesinden çıldırdığını fark edemiyorlar.

“Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler. Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar. Onlar da şöyle derler: “Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir yanılgı içindesiniz’ demiştik.” Yine şöyle derler: “Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu çılgın ateş ehlinden olmazdık.” İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah’ın rahmetinden uzak olsunlar, yıkılsınlar! Görmedikleri hâlde Rablerine derin saygı besleyenler için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.” (Mülk 67/7-12)

Zalimlerin utanmayan suratlarını tam ortasına oturdukları cehennem yutunca cehennemin yüzü utancından kıpkırmızı kesilir ve der ki: İki ayda 6.000’den fazla çocuğu bir o kadar da anneyi son model silahlarıyla katleden, hastaneleri çocukların ve hastaların mezarlığına dönüştüren hiçbir terörist grubunu yeryüzü tarihinde görmedim. Hiçbir yırtıcı hayvan türü, etini yemediği hayvanları parçalamadı, onlara katliam, soykırım uygulamadı. Benim midem sizi kaldırmıyor. Bu kadar egoyu nasıl büyüttünüz, yeryüzünün tanrılığına soyunup da insanları kendinize kul köle yapmaya nasıl kalkıştınız. Yeryüzünde adaleti, merhameti sağlamak için Allah’ın emrinize amade kıldığı demiri, teknolojiyi zulüm yolunda kullanmayı nasıl başardınız. Hadi insanlardan utanmadınız, uydular gönderdiğiniz uzayı, bütün evreni, kâinatı sevgi, şefkat, merhamet, adalet ve mağfiretle yöneten âlemlerin rabbinden de mi utanmadınız? O’nun ahlakıyla neden ahlaklanmadınız. Sizi değil de âlemlerin rabbini yücelten Allah’ın kullarına Allah’ın arzını çok gördünüz. Yıkılın! Allah’ın izzet ve şerefine yemin eden şeytan bile sizden utandı, siz kendinizden utanmadınız.

Ey Yeryüzünün vicdanlı insanları! Her gün gözümüzün önünde seyrettirilen zulümleri kanıksamayalım, kabullenmeyelim. Bunların zulümlerini engellemek için elimizden gelen ne varsa yapalım, çirkin yüzlerini, planlarını ve tuzaklarını her yerde, her ortamda anlatalım. Yaptıklarını gündemden düşürmeyelim, rehavete kapılmayalım. Yüce Rabbimiz bütün müminleri kardeş ilan etmiştir. Müslüman kardeşlerimizin acısını yüreğimizin derinliklerinde hissedelim. Fiili, kavli ve kalbi duamızı bir arada yapalım. Aksi takdirde sıra bize geleceği gibi Allah’ın önünde de hesabımız ağır olacaktır. Bizi birbirimize bağlayan iman bağı var, biz peygamber efendimiz tarafından bir bedenin azaları gibi tarif edildik. Uzuvlarımızdan birinin çektiği ıstırabı hep birlikte hissedelim. Biz Filistin ile ortak tarihe sahibiz. Bizi bölmek için yıllardır yapılan yalan yanlış propagandalara kulak asmayalım. Kendi milletimizi sevebiliriz ama Allah’ın sevgisini, hatırını her şeyden üstün tutalım, O’nun kullarını O’nun rızası için sevelim. Yaratılanı Yaratandan ötürü sevelim. Çığlığını duyduğumuz mazlumların çığlığı olalım. Mazlumları sahibi Yüce Allah’ın tarafında, yetimlerin şahı peygamber efendimizin yanında olmanın izzet ve şerefine erelim. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Unutmayalım: örgütlü kötülüğün hedefinde bizim topraklarımız da var. Bu durumun Kudüs boyutu da var. Kudüs bütün peygamberlerin emanetidir.

Bu bir Arap-İsrail ihtilafı değil, bütün insanlığın onuruna, haysiyetine karşı açılmış savaştır, siyonizmin sadece Araplara, Müslümanlara değil bütün insanlığa karşı vahşice saldırısıdır, yeryüzünü fesada uğratmalarıdır. Bu vahşete karşı çıkmak için Arap veya Müslüman olmaya gerek yok sadece insan olmak yeterlidir. Bu meyanda dünyanın her tarafındaki farklı renk, ırk, dil ve din mensubu fıtratları bozulmamış, vicdanlı güzel insanların tek yürek olmaları sonunda iyilerin kazanacağının en büyük delilidir.

Güçlü olmak haklı olmak demek değildir. Haklı olan güçlüdür. Haklı olanlar haklarını aramak için birleşirler ve gerekli çabayı gösterirlerse Allah’ın izni ve desteğiyle kazanacaklardır. Hak galiptir, hakka galip gelecek hiçbir şey yoktur.

Bütün varlığımız âlemlerin Rabbi Yüceler Yücesi Allah’ımıza armağan olsun. O’ndan geldik, O’nun için varız, O’na döneceğiz, Güzelliğin, merhametin kaynağıyla buluşmanın şerefine ereceğiz.

Ne mutlu insan olabilenlere!

Resul ERTUĞRUL

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Allah razı olsun kıymetli hocam.
    Rabbim elinden geleni yapabilenlerden eylesin.

  2. Allah sizden ebeden razı olsun kaleminize,kelamınıza sağlık.Rabbim bunun şiarında olanlardan eylesin cümlemizi.hem bu dünya da hem öte alemde adlarımız hakkı ananlardan,anlayanlardan,haykıranlardan eylesin.Saygı ve muhabbetle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu