Prof. Dr. Abdülkadir Dağlar

(Töreli Türk Edebiyâtı Araştırmacısı)

Aslen Çaykaralı bir âilenin ferdi olarak 1975 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Ege Üniversitesi’nden 1998 yılında lisans (Münşe’ât-ı Azîziyye), 2001 yılında yüksek lisans (Şeyhülislâm Ebussuûd Efendi’nin Türkçe Mektupları); Erciyes Üniversitesi’nden de 2010 yılında doktora (Şem‘î Şem‘ullâh Şerh-i Mesnevî -1. Cilt-) diplomalarını aldı. 2020 yılında Doçent, 2025 yılında da Profesör unvânını kullanmaya hak kazandı. 2000-2004 yılları arasında İstanbul’da MEB öğretmeni olarak çalıştı. 2004-2021 yılları arasında ise Erciyes Üniversitesi’nde Dîvân edebiyâtı alanında çalışmalar yaptı. 2021 Haziran’ından beri de Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde çalışmaktadır.

Bolu’daki çalışmalarını Töreli Fikir Meclisi muhîtindeki arkadaşlarıyla “Töreli Türk Edebiyâtı” çatısı altında yürütmektedir. Husûsiyetle de Dîvân şiiri geleneğinin mâhiyeti ile ilgilenmektedir.

Ensar Neşriyat tarafından yayımlanan Şak Şık Şakâyık -Töreli İştikâk Denemeleri- adlı eseri, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Dil” dalında 2025 yılı “Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödülüne lâyık görüldü.

“Cibâlî” mahlasını kullanmaktadır.

  • Mustafa Süs’ün Tahrir Vazîfeleri: DAĞDA DAĞ’LANANLAR

    Mustafa Süs’ün Tahrir Vazîfeleri: DAĞDA DAĞ’LANANLAR “Dağlarda dağlanmadan insanın dağlaşamadığını dağ gibi insanlardan öğrendim.” diyordu, Dursun Çiçek, Benim Dağlarım adlı kitâbının dîbâcesinde… Bu söz mıh gibi gönlüme saplanmıştı… Mustafa Süs’ün, 2026 Ağustos’unda Gülhane Yayınları tarafından neşredilen Dağda Dağ’lananlar isimli kitâbını görünce, vaktiyle okumuş olduğum o…

    Devamını Oku »
  • TEMÂŞÂDAKİ İBÂDET

    TEMÂŞÂDAKİ İBÂDET -Muhterem hocam Salim Sancaklı beyefendiye bâkî hürmet ve muhabbetlerimle…- Temâşâ, “birlikte yürümek, seyretmek, izlemek” demektir; insânın, kendi köklerine ve aslına doğru yolculuğu boyunca, çeşitli vâsıtalar kılavuzluğunda, çeşitli mürşidlerin delâleti ve refâkatıyla birlikte yol yürümesi demektir… Asla giden bu yolda insâna yol gösteren her…

    Devamını Oku »
  • Töz ~ Töre ~ Türk Kelimelerine Dâir

    Töz ~ Töre ~ Türk Kelimelerine Dâir –Yahya Karadavut ağabeye hürmet ve muhabbetlerimle…- Kelimelerin kavram-anlam ilişkileri, kendileriyle müştakk/kökteş diğer kelimelerin anlamları ışığında daha da billûrlaşarak ortaya çıkar… Aksi hâlde, kelimeler, iştikâkî -etimolojik- mânâda soy-sop, âile ve akrabâ ilişkisi içerisinde bulundukları diğer kelimelerle alâka kurulmadan, yalnız…

    Devamını Oku »
  • İki İyiliksiz Bir Dünyâ

    İki İyiliksiz Bir Dünyâ -Nasreddîn Hoca Şerhi – 22- -Bülent-Cemile Kaya âilesinin bahtiyar kılan latif dostluklarına meveddetle ithâf olunur…- * Dünyâ üzerindeki varlığımız, husûsî bir kaderle mukadder olarak, muayyen bir zaman ve mahdut bir mekânla çerçeveli hâldedir… Alnımıza asılı ömür levhamızın çerçevesidir bu… Levhadaki resmimiz…

    Devamını Oku »
  • Hamamdan Minâreye Çıkan Ses

    Hamamdan Minâreye Çıkan Ses -Nasreddîn Hoca Şerhi – 21- * Töreli mîmârî, dışarıdan bakıldığında kendilerini hemen belli eden ve her biri bir san‘at ve hendese hârikaları olan câmi, hamam, türbe gibi nev‘i şahsına münhasır binâlarla kemer, kubbe, minâre, şerefe, kitâbe gibi birçok husûsî yapı unsurundan…

    Devamını Oku »
  • Hayret ~ Hayrân ~ Hûr(î) Kelimelerine Dâir

    Hayret ~ Hayrân ~ Hûr(î) Kelimelerine Dâir -Töreli İştikâk -70- “Kuyruğu etrafında dönen kedi hayrette; Âlim ki, hayreti yok, ne boş yere gayrette!” (Necip Fazıl Kısakürek) Töre bismillâh… Âlem, nasıl muhteşem bir örgü ise, âlemi anlamanın ve anlatmanın sözlü âleti olan dil de bir o…

    Devamını Oku »
  • Üç Âyetten Üç Türküye Neşet Ertaş

    Üç Âyetten Üç Türküye Neşet Ertaş -Garîb ustâda rahmet niyâzıyla ithâf olunur…- Töreli Türk Şiiri… Dîvân Şiiri, Tekke Şiiri ve Âşık Şiiri geleneklerinin müşterek tek ismi… Töre pınarından beslenen “edebî töre”nin Türk Edebiyâtı’ndaki vecîz ifâdesi… Edebî geleneklerin yâhut gelenekli edebî dâirelerin hepsinin beslendiği ana kaynak,…

    Devamını Oku »
  • Aynı Telden Çalmak

    Aynı Telden Çalmak -Nasreddîn Hoca Şerhi – 20- -Töreli kardeşim Timur Demir beyefendiye muhabbetlerimle ithâf olunur…- * Mâlûm olduğu üzere, asırlar boyunca dînî, ilmî ve ictimâî hayâtımızı meşgûl eden fâsid münâkaşalardan biri de semâ‘, raks, devrân, mûsıkî mes’eleleri etrâfında cereyân etmektedir: Bunlar câiz midir, değil…

    Devamını Oku »
  • Yaşlıdan Sorulan Gençlik

    Yaşlıdan Sorulan Gençlik -Nasreddîn Hoca Şerhi – 19- * Âlem bir mekteb ve her bir ömür ise nefes mürekkebiyle yazılıp doldurulan bir kitâb gibidir… Her müretteb kitâb gibi, ömrün de bâbları, fasılları vardır: çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık gibi… Zıyâ Paşa, meşhûr Terkîb-i Bend’inin 2. bendinde,…

    Devamını Oku »
  • Medeniyet ile Bedeniyet

    Medeniyet ile Bedeniyet Çoktandır “medeniyet” kelimesinin karşısına, onun zıddını ifâde edebilecek bir kelime düşünmekteydim…  Zîrâ, medeniyet, “medîne” kelimesinden, medîne de “dîn” kelimesinden gelmekteydi; dîn ile alâkası olmayan, dahası dîni red ve inkâr üzerine kurulan herhangi bir yapı yâhut dizgeler bütünü medeniyet kelimesi ile ifâde edilmemeliydi……

    Devamını Oku »
Başa dön tuşu