Gülhan YılmazTöreli Yazılar

Sevgili Ben

Sevgili Ben

Dinlenmiş olarak uyandım. Yüz ve diş temizliğimin ardından yazı masama selam verdim. Dün vazoya koyduğum fulyalar, ferah ve baygın bir koku yayıyor, o rayiha senin için mutluluktur iyi biliyorum.

Birkaç akşam posta kutusundan çıkan Mızıka ile dans ettiğimden mi bilmiyorum zorlu rüyalar gördüm. Sabah serindi ne var ki güneş uslu durmadı. Kediye mama verdim, evi derleyip topladım, bitki kürümü hazırladım. Herkes uykuda. Yuvam sükunette. Güneşlikleri çekmiş, camları açmıştım. Kurutucuyu çalıştırdım. Antrede olduğu için gürültüsü bize gelmiyor yine de varlığının nahoş bir tarafı var. İçinde hararetle iş gördüğü camlı bölmeyi her mevsimde neme boğuyor. Kedimiz kaçmasın diye antrenin kapısını da açamıyorum. Hem lütuflu hem bedelli bir makine. Birçok şey gibi…

İnci, masama geldi. Benim, o, bir türlü miyavlamayan, “avav” diye ses veren kedim. Sevimli suratını ve sakız gibi beyaz tüylerini seviyorum. Bir de sol arka bacağındaki pembe patisini… Diğer üç patisi simsiyah. Her zamanki gibi bilgisayarların arkasında büzülüp yattı. Kızım, “Böyle yattığında ekmeğe benziyor” diyor. Dün yine söyledi, ben yine sordum. Kesilmemiş tost ekmeği gibi duruyormuş. Cihazların sıcaklığını çok seviyor İnci.  Onun da günlük âdetleri var.

Âmâk-ı Hayal haftalardır sarı kapağıyla bana göz kırpıyor. Öyle hayalci ki, Mızıka bitince onun sayfalarında yaşayacağımı kurup duruyor (Daha çok bekler. Beni sarmadı. Kızgınım.)

Bu sabah, yer-gök ve düşüncelerim daha huzurlu. Okumak hayatı güzelleştiriyor. Satırlardan, bilinmeyen şeylerin tecrübe edilmesi ne hoş. Ne güzel başka akıllardan akıl almak, ne rahatlık, hissetmediğimiz duyguları öğrenmek, duymak. Benim için yazmak, en ulvi, en mahrem vadilerde; sırlarıyla meşhur eski doğu bahçelerinde gezmeye eşdeğer bir zevk.

Son günlerde çetrefil rüyalar görsem de derin uyumuş olmanın rahatlığıyla, Anka gibi, küllerimden doğarak uyanıyor, okuyor ve yazıyorum. Anka uçtukça ben açılıyorum. O neşelendikçe ben çözülüyorum. Yazmasaydım sen olamazdım Sevgili Ben. Yazmasaydım seni bulamazdım. “Her cümle seni ve beni yeniden yaratıyor.” “Öyle tazeyiz.” Yüreğimin dili, bütün yaratılışlarım için Rabbimize şükrediyor.

Aferin sana Sevgili Ben! “Rabbe Razılık” en yüce makamdır. O mevkide, seni yoktan var etmiş Yüce Zata sevgini gösterdiğin; “Her zaman yeşil kalan” bağların vardır. Her hamdde; her şükürde; her bir tebessümünde, insanları sevişinde, onlara yardım edişinde orda bir gül goncası açar. Üstelik diğer güllerin zerre solmaz. Sen onlara vurgunsun, onlar sana. Aferin Sevgili Ben! Aferin sana!

Gülhan Yılmaz

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu