İslâmî İlimlerTöreli Yazılar

FETVÂDAN İFTÂYA FÜTÜVVETTEN MÜFTÎYE

Hüseyin DEMİRTAŞ (Kocaeli İl Müftüsü)

FETVÂDAN İFTÂYA, FÜTÜVVETTEN MÜFTÎYE: BİR YİĞİTLİK VE VİCDAN MESELESİ

-Fetâ – fetvâ ilişkisi ve fütüvvet ahlâkı üzerine-

Hüseyin DEMİRTAŞ

Arap dilinde fetvâ ile fütüvvet, aynı kökten (ف-ت-ي / F-T-Y) beslenir.

Bu kök; gençlik, dirilik, izzet ve delikanlılık demektir.

Buna Farsça’da civanmerd, Arapça’da fütüvvet, güzel Türkçe’mizde ise yiğit derler.

Fetvâ, müşkil bir konuya verilen güçlü cevaptır. Altı doludur. Vicdanlarda ve fıtratta yer bulur, içe siner.

Fetvâlarda bu kök bağı koptuğunda fıkıh rûhunu, toplum ise pusulasını kaybeder.

Fütüvvetin (Fetâ) bozulmadan büyümüş hâli recul ve reculiyettir.

İşte bir recul ve reculiyet örneği…

Kur’ân-ı Kerim, korkuya teslim olan bir topluluğun karşısında imanla ayağa kalkan iki yiğit adamı şöyle anlatır:
قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَۚ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
“Allâh’ın kendilerine nimet verdiği ve O’ndan korkan iki adam (reculân) şöyle dedi: ‘Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girdiğinizde mutlaka galip geleceksiniz. Eğer gerçekten inanıyorsanız yalnız Allâh’a tevekkül edin.’”
(Mâide, 5/23)

Fetvânın temelinde fütüvvet rûhu ve ahlâkı vardır.

İşte kadim irfânımız ile günümüz iftâ sorumluluğunu buluşturan 4 temel hakîkat:

1. Fetvâ, Bir “Masa Başı Evrakı” Değil, Delikanlıca Bir Duruştur…

Fetvâ; dini meseleleri lâfız ezberciliğine boğmadan, eğip bükmeden, korkusuzca ve vicdandaki Allâh korkusunu mihenk yaparak müşkilin kalbine vurulan kuvvetli bir neşterdir.

Fetvâ, pörsümüş zihinleri gençleştiren, hayâtı diri tutan dinamik bir çözümdür.

2. Müftü, “Din İşleri Müdürü” Değil, Töreli Bir “Recul”dür…

Müftü sadece maddeleri sıralayan bir kâtip değildir. Kuranî manada recul; menfaatin, korkunun ve dünyevi hesapların eğemediği, sözü ve özü sağlam kimsedir.

Pîr-i fütüvvet Hazret-i Alî’nin -kerremellâhu vecheh- (“Lâ fetâ illâ Alî”) ilim ve şecâat mayasını kuşanandır.

3. Kendi Fütüvveti Olmayanın Fetvâsı Kuru Kalır…

Fütüvvet; fıtratı koruma ahlâkı, nebîlerin nübüvvet öncesi taşıdığı o duru hanîflik rûhudur.
Vicdânında bu ahlâkı taşımayanın vereceği fetvâ, harflerin cesedinden ibâret kalır.
Nitekim Resûl-i Ekrem (s.a.v.) “Müftüler sana fetvâ verse de sen kalbine danış” buyurarak fetvânın nihâî terâzîsini fıtrî vicdâna emânet etmiştir.

4. İftâ Masası Teşhir Yeri Değil, Şifâ Yurdudur…

Fütüvvet; ayıpları örtmek, emânete riâyet etmektir. Fetvâ meclisi hasta-hekim mahremiyetinde bir sırat köprüsüdür.

Günümüzün müftüsü; sosyolojiyi, psikolojiyi ve insan fıtratını bilerek, lafza takılıp rûhu öldürmeyen hikmetli bir lisanla yaralara merhem olmalıdır. Lâfız-mânâ-maksad ilişkisini hikmetle kurmalıdır.

Sözün Özü:

Fütüvvetten kopan fetvâ kaskatı bir bürokrasiye; ilimden kopan fütüvvet ise kuru bir külhanbeyliğine dönüşür.

Bize gereken; fetvâyı fütüvvetin diriltici ahlâkıyla, müftüyü ise reculiyetin vakârıyla yeniden buluşturmaktır.

#Fütüvvet #Fetvâ #İftâ #Ahlâk #İrşâd #Töre

Hüseyin DEMİRTAŞ (Kocaeli İl Müftüsü)

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu